Tensiben tahliye istemi

Tensiben tahliye istemi

Uzun bir aradan sonra herkese merhabalar. Bugün size tutuklu iş olarak anılan ceza yargılamalarında, davanın açılması ile birlikte duruşma gününü beklemeden tahliye isteminden bahsetmek istiyorum. Bildiğiniz üzere soruşturma esnasında tutuklanan şahıslar çoğu zaman ilk duruşmaya kadar tahliye olamamakta, duruşma günü ile tutukluluk başlangıcı arasında yer alan sürenin uzaması da büyük mağduriyetlere yol açmaktadır. Şahısların tahliyelerinin duruşma esnasında gerçekleşmesinin mantığının ise, davanın açılması ile birlikte delillerin büyük oranda toplanmış olmasına dayanmakta olduğu hususu gözetildiğinde, henüz duruşma gününün verildiği tensip tutanağı ile de tahliyenin mümkün olduğunun kabulü gerekmektedir.

Aşağıdaki dilekçe ile davası açılmış ancak tensibi henüz yazılmamış bir dosyada müvekkilinizin ya da bizzat kendinizin tahliyesini isteyebilirsiniz. Takdir artık Mahkemede olacaktır. Bizim dilekçemiz göçmen kaçakçılığı ve rüşvet suçlarına ilişkin olarak hazırlanmıştı, kendi özel durumunuza göre uyarlayabilirsiniz.

 

İZMİR 17. AĞIR CEZA MAHKEMESİ SAYIN BAŞKANLIĞINA

Dosya No: 2017/755 E.

SANIK : Cihangir CANDAN

MÜDAFİLERİ : Av. Ramazan Sertan SAFSÖZ

KONU : Savunmalarımızın sunulması ile müvekkilimizin tahliyesine karar verilmesi istemimizdir.

AÇIKLAMALAR :

Sayın Mahkemenizin yukarıda esas numarası yazılı dosyasında, sanık müvekkil Cihangir CANDAN’nun TCK m. 179/1-b ve 252/1 uyarınca cezalandırılması iddia olunmuşsa da, aşağıda belirtilen sebepler ve Mahkemenizce re’sen tespit edilecek hususlar doğrultusunda, müvekkilin üzerine atılı suçları işlediğine ilişkin soyut iddia dışında delilin olmadığının kabulü ile müvekkilimizin tahliyesine karar verilmelidir. Şöyle ki;

1- GÖÇMEN KAÇAKÇILIĞI SUÇU YÖNÜNDEN SAVUNMALARIMIZ:

Müvekkilin tüm aşamalarda da samimiyetle ifade ettiği üzere, içinde bulunduğu aracın göçmen kaçakçılığı yaptığına ya da yapacağına ilişkin bilgiye sahip değildir. Tamamen çalıştırdığı işyerinin (kıraathane) daimi müşterilerinin Karaburun’a seyahat amacıyla gideceklerini öğrenmeleri üzerine yolculuğa dahil olmuştur. Bu husus dosyadaki diğer sanıkların anlatımlarıyla da sabittir.

İddianame incelendiğinde, müvekkilin sadece “kahvehanesinde buluşulan kişi” olduğu görülecektir. Suça hiçbir şekilde bulaşmamış, bilerek ya da isteyerek yardım dahi etmemiştir. Müvekkilimizin tek suçu tabir-i caizse yanlış zamanda yanlış yerde olmaktan ibarettir.

Müvekkil dosyadaki sanıkların çoğunu tanımamaktadır. Dosyadaki mağdurların ise hiçbiri müvekkilimizi tanımamaktadır. Müvekkil hiç kimseden para almamış, hiç kimseye herhangi bir vaatte bulunmamıştır. Müvekkili teşhis eden bir mağdur dahi yokkken, müvekkilin üzerine atılı suçtan cezalandırılmasının istenmesi usul ve yasaya aykırıdır.

2- RÜŞVET SUÇU YÖNÜNDEN SAVUNMALARIMIZ:

Müvekkilin göçmen kaçakçılığı suçuyla bir ilgisi olmadığı gibi iddia edilen rüşvet suçu hakkında da bir ilgisi ya da bilgisi bulunmamaktadır.

Rüşvet verildiği iddia edilen polis memuru müvekkilimizi hiçbir zaman görmemiş, müvekkilimizin adını dahi duymamıştır. Bu suç yönünden de müvekkilin cezalandırılmasının istenmesi usul ve yasaya aykırıdır.

3- TAHLİYE TALEBİMİZE İLİŞKİN BEYANLARIMIZ:

Dosya kapsamında dinlenen samimi sanık anlatımları ve dinleme tutanakları da dahil olmak üzere müvekkilin üzerine atılı suçu işlediğine yönelik soyut iddia dışında hiçbir delil yokken, müvekkil yaklaşık 5 aydır tutuklu bulunmaktadır. Mevcut delil durumu da dikkate alındığında, yapılacak yargılama neticesinde ise müvekkilin beraatına karar verileceğinin kuvvetle muhtemel olduğunun kabulü gerekmektedir.

Müvekkil Basmane semtinde büyük ölçekli ve popüler bir kıraathanenin sahibidir. Oturduğu ev kendi evidir, kaçma şüphesi yoktur. Dosya kapsamında tüm deliller toplanmıştır, delilleri karartma şüphesi de yoktur.

Gelinen aşamada toplanan deliller, müvekkilimizin tutuklulukta geçirdiği süre ve isnat edilen suçun ceza miktarları göz önüne alındığında, müvekkilimizin tutukluluk halinin devamını gerektiren hiçbir sebep bulunmamaktadır.
Müvekkilin tutukluluk durumu işlerinin bozulmasına yol açmakta, ödemekle yükümlü olduğu kredilerin de aksamasına sebep olmakta, özetle ekonomik bir faciaya uzanmaktadır.

Tutuklulukla elde edilmek istenen fayda pekala adli kontrol tedbirleriyle de sağlanabilir. Tüm bu sebeplerle, müvekkilin TENSİBEN TAHLİYESİNİ talep etme zarureti hasıl olmuştur.

SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda açıklanan sebepler ve Mahkemenizce
re’sen tespit edilecek hususlar doğrultusunda,
müvekkilin öncelikle BİHAKKIN, mümkün olmaması
halinde ADLİ KONTROL TEDBİRLERİYLE
tahliyesine TENSİBEN karar verilmesini
saygılarımızla arz ve talep ederiz. 18.04.2017

Sanık Abdulaziz CANDAN
Müdafii
Av. Ramazan Sertan SAFSÖZ

sakran ceza evi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.