Evlilik Birliğinin Temelden Sarsılması – Şiddetli Geçimsizlik

Evlilik Birliğinin Temelden Sarsılması – Şiddetli Geçimsizlik

Herkese mutlu günler; bu yazımda şiddetli geçimsizlik de denilen, evlilik birliğinin temelden sarsılması sebebiyle boşanma davasından bahsedeceğim.

Evlilik birliğinin temelden sarsılması, genel sebeple boşanma olup; bu hususta çok iyi delil toplanması ve davayı açan kişinin, dava açmaya hakkı olduğunu ispatlaması gerekir. Aksi takdirde sıkça karşılaşılan ayrılık kararı meydana gelir; dava reddedilmiş olur ve taraflar bunun üzerine 3 yıl boyunca tekrar boşanma davası açamazlar, yani boşanma gerçekleşmemiş olur. Her iki tarafın da boşanma iradesinin olması bu hususta önem arz etmez. Mahkeme davayı açan kişinin davayı açmaya hakkı olup olmadığına ve diğer maddi hususlara bakar. Yani halk arasında anlaşmalı boşanma denilen durumdan çok farklı bir durumdur. Tarafların boşanma konusunda anlaşmaları demek, hakimin her ne olursa olsun tarafları boşaması demek değildir. Maddi konular, velayet ve nafaka, ortak konut gibi konularda da temsilin doğru yapılması gerekmektedir.

Aşağıda sunulan örnek dilekçe, yalnızca dava açılırken iddia edilebilecek hususları içerdiği için tek başına yeterli değildir. Dolayısıyla hem vakit kaybına hem de telafisi mümkün olmayan zararlara uğramamanız için, bu konuda alanında uzman bir avukattan yardım almanız çok önemli bur husustur.

 

İZMİR NÖBETÇİ AİLE MAHKEMESİ SAYIN HAKİMLİĞİNE

DAVACI : Nadire BEZGİN (TCKN: 999999999)

VEKİLİ : Av. Ramazan Sertan SAFSÖZ

DAVALI : Hüsnü DÜZENBAZ (TCKN: 799999999)

KONU : Evlilik birliğinin temelden sarsılması sebebiyle
tarafların BOŞANMALARINA, evliliğin sonra
ermesinde kusuru bulunan davalıdan fazlaya ilişkin
haklarımız saklı kalmak koşuluyla 10.000,00-TL
maddi, 30.000,00-TL manevi tazminatın davalıdan
alınarak davacıya verilmesine ve davacı
lehine aylık 3.000,00-TL yoksulluk nafakasına
hükmedilmesine karar verilmesi talebimizdir.

AÇIKLAMALAR :

Müvekkil ve davalı 30.02.1071 tarihinden bu yana evli olup çiftin bu evlilikten doğan 30.02.1075 doğumlu ve Garip isimli, 30.02.1080 doğumlu ve Mine isimli, 25.09.1081 doğumlu ve Yasin isimli olmak üzere müşterek üç çocuğu bulunmaktadır. Müvekkil de davalı da Japonya’da yaşamaktadır. Evlilik her ne kadar sevgi ve güvenle başlamışsa da, sonrasında yaşanan gelişmeler nedeniyle evlilik birliği temelden sarsılmış, müvekkilimizden bu evliliğin devamı beklenemez hale gelmiştir. Şöyle ki;

1- Müvekkilimiz Bayburt doğumlu, halihazırda Türk vatandaşıdır. Davalı ile evlenmesi neticesinde Japonya’ya yerleşmiştir. Davalı Japonya’da yaşamın geçici olduğunu, belirli bir maddi birikime sahip olunduğunda Türkiye’ye dönüleceğini vaat etmiş ancak bu dönüş bir türlü sağlanamadığı gibi koşul olarak öne sürülen birikim elde edilebilmesi de hiçbir zaman sağlanamamıştır. Zira alkole düşkünlüğü olan davalı, bırakın para biriktirmek; müvekkilimizin özveriyle ve müşterek çocuklarının geleceği için yastık altına attığı paraları dahi harcamıştır.

Müvekkilimiz memleketine özlem içerisinde geçirdiği yıllar boyunca davalıya güvenmeye devam etmiş, sabırla yurduna; doğduğu topraklara dönebileceği günü beklemiş ancak sonrasında yaşanan gelişmeler bu dönüşü imkansız hale getirmiştir.

Müvekkilimiz akraba ziyaretleri için Türkiye’ye son gelişinde davalı hakkında FETÖ/PDY terör örgütü üyeliği suçu nedeniyle soruşturma olduğunu ve hakkında yakalama kararı çıkarıldığını öğrenmiştir. Tarafımızca yapılan araştırmada işbu soruşturmanın İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 2035/2035 Sor. No’lu dosyasıya derdest olduğu ve dosyada kısıtlılık kararının olduğu tespit edilmiştir. Duydukları karşısında şoka uğrayan müvekkilimiz, durumu derhal davalıya bildirmiş; bir an evvel Türkiye’ye dönmesini ve hakkındaki iddialar için savunmasını yapmasını istemiş ancak davalı buna yanaşmamış; “Gelirsem tutuklanabilirim, Türkiye defteri bizim için kapanmıştır.” şeklinde sözleriyle müvekkilimize bir şok daha yaşatmıştır. Müvekkilimiz bu durumda dahi eşinden vazgeçmemiş, masum olduğuna inanmış, kendisini yapılacak yargılamada en iyi avukatlarla temsil etmeyi vaat etmiş ancak başarılı olamamış, davalıyı kararından döndürememiştir.

Neredeyse tüm hayatını gurbette, vatan özlemiyle geçiren müvekkilimiz büyük bir hayal kırıklığı yaşamıştır. Halihazırda zaten davalının alkol alışkanlığı, ilgisizliği ve savurganlığı sebebiyle zor günler geçiren müvekkilimiz, Türkiye’ye dönme ihtimalinin de ortadan kalkmasıyla tüm mutluluğunu yitirmiş, evliliği sürdürülemez hale gelmiştir.

Tüm bu çekilmez duruma rağmen müvekkilimiz, 35.03.2035 tarihinde davalıya son bir kez mesaj atmış, evliliğini kurtarabilmek amacıyla davalıya şans vermek istemiş ancak davalı yan buna da yanaşmamış, müvekkilimize açık ve net olarak “boşanırsan boşan” şeklinde cevap vermiştir. Ekte ekran görüntüsü sunulu işbu mesajlaşma tabir-i caizse bardağı taşıran son damla olmuş, Sayın Mahkemenizde dava açma zorunluluğu hasıl olmuştur. (Ek-1: Mesajlaşma görüntüleri)

2- Müvekkilimiz davacı yanın isteği doğrultusunda hayatı boyunca çalışamamış, herhangi bir gelire sahip olamamıştır. Şu aşamada 3.000,00-TL yoksulluk nafakasının davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep ediyoruz.

3- Müvekkilimiz tüm hayatını Japonya’da çeşitli işlerde çalışarak geçirmesine karşılık gelinen aşamada davalının savurgan yaşamı sebebiyle hiçbir birikim elde edememiş, Türkiye’de istediği yatırımları yapamamış, kazancının tamamını davalının giderlerine özgülemek zorunda kalmıştır. İşbu sebeplerden dolayı, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak koşuluyla şimdilik 10.000,00-TL maddi tazminatın, boşanmada kusuru bulunan davalıdan alınarak müvekkilimize verilmesini talep ediyoruz.

4- Yaşananlardan dolayı kendisini aldatılmış hisseden ve büyük hayal kırıklığı yaşayan müvekkilimiz için, her ne kadar paha biçilemez olsa dahi 30.000,00-TL manevi tazminatın; boşanmada kusuru bulunan davalıdan alınarak müvekkilimize verilmesini talep ediyoruz.

HUKUKİ SEBEPLER : TMK, HMK ve sair hükümler.

DELİLLER : 1- İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 2035/2035
Sor. No’lu dosyası. (Celbi talep olunur.)
2- Tanık anlatımları. (İsim ve adresler bildirilecektir.)
3- Davalı ile mesajlaşma görüntüleri.
4- Tarafların nüfus kayıtları.
5- Gerekli görülmesi halinde bilirkişi incelemesi.
6- Yemin, istiçvap ve her türlü sair delil.
(Davalı yanca bildirilecek delillere karşı delil bildirme
hakkımızı saklı tutuyoruz.)

SONUÇ VE İSTEM : Evlilik birliğinin temelden sarsılması sebebiyle
Tarafların BOŞANMALARINA, evliliğin sonra
ermesinde kusuru bulunan davalıdan fazlaya ilişkin
haklarımız saklı kalmak koşuluyla 10.000,00-TL
maddi, 30.000,00-TL manevi tazminatın davalıdan
alınarak davacıya verilmesine, aylık 3.000,00,TL
yoksulluk nafakasının davalıdan alınarak davacıya
verilmesine karar verilmesini saygılarımızla arz ve
talep ederiz.
35.03.2035

Davacı Vekili
Av. Ramazan Sertan SAFSÖZ

Eki: 1- Mesajlaşma görüntüleri
2- Vekaletname.

Halk arasinda siddetli gecimsizlik olarak bilinen, evlilik birliginin temelden sarsilmasi nedeniyle bosanma davasinda, davayi acan tarafin hakkini ispatlamasi cok onemli bir husustur.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.